28/4/2008 · Kategori: siir

Selam sana nazlı Nebi
Selam sana gözbebeği
Mevla’nın kudretiyle selam.

Selam sana nur-i dilara
Selam sana Hakk habibi
Rahman’ın kudretiyle selam.

Selam sana Muhammedi
Cebrail’in yüreğiyle selam

Selam sana ey yetimler padişahı
Selam sana Ahmedi nefesli yar

Selam sana ya Habiballah
Selam sana ya Nebiallah
Selamsana ya Resulallah.

Ya Resulallah
Cemre gibi düştün kainatın kışına
Bahar, senin elinde doğdu
Senin elinle indi toprağa
Öyle bir sevildin ki
Candan aziz bilerek
Uğruna can verildi
Ama bu, ölüm değildi
Adını bir kez anan
Bir kez gönülden anan
Rahmetin nur kaynağı gözlerinde dirildi

Şimdi biz de seni anıyoruz
Mevla’mızın yeminleriyle anıyoruz seni
Ey Faran Dağları’nda açan sevgili

Fecre...

On geceye...

Her şeyin çiftine ve tekine...

Akşamın alacakaranlığına...
Kararıp bürüdüğü zaman geceye...
Açılıp aydınlattığı zaman...
Gündüze and olsun ki...
Sen olunca sitem yok...
Serzeniş yok...
Eyvah yok...
Alemlere ambersin...
O’ndan başka ilah yok...
Sen, en son peygambersin...

Beni ilk öksüz oluşun vurdu
Yetim kalışın yaraladı önce
Elden ele dolaşmıştın
Herkesin gözbebeğiydin

Ama mahzun
Ama kederli
Bir yanın arşa kadar azamet
Bir yanın ürkek

Mekke akşamları yanar
Verdiğin her nefeste
Ve gökten inen bir sesle
Allah korumasına alır.

Biz seni göremedik ya Resulallah
Uhud Dağı’nı seyrettik
Okçular tepesinden bir sabah
Bir Medine sabahında
Uhud’u seyrettik
Seni göremedik
Ebu Ubeyde bin Cerrah sanki ordaydı
Sanki mübarek yüzüne batan miğfer halkalarını
Dişleriyle sökmek için nefes nefeseydi
Kalbi yerinden fırlayacakmış gibiydi
Seni öyle seviyordu ki
Tenine bir dikenin batması bile
O kalbi durdururdu.

Biz seni göremedik ya Resulallah
Uhud’u gördük bir sabah
Malik bin Sinan olamadık
Mübarek kanının, kanına karıştığı
Malik bin Sinan sanki oradaydı
Ve inemedik okçular tepesinden
Sanki sen inin demeden inersek
Uhud tekrar cehenneme dönerdi.

Ey Faran Dağları’nda açan sevgili...
Güneşe ve onun ışığına...
Ardından gelmekte olan aya...
Onu ortaya koyan gündüze...
Onu bürüyen geceye...
Göğe ve onu meydana koyana...
Yere ve onu yayana and olsun ki...
Sen olunca sitem yok...
Serzeniş yok...
Eyvah yok...
Alemlere ambersin...
O’ndan başka ilah yok...
Sen, en son peygambersin...

Vazgeçtim seni hep ötelerde aramaktan
Seni yüzyıllar öncesine hapsetmekten vazgeçtim
Mesafelerden usandım ya Resulallah
Sana sesleniyorum

Alemlere rahmetsin...
Seslenince yanımdasın...
Burdasın...
Günahkarım...

Ama sen günahkarların umudusun
Temizle beni ya Resulallah!
Temizle beni ya Resulallah!
Temizle beni ya Resulallah!

Mescid-i Nebevi’de gördüm
Mübarek sözlerinden birini süsleyip duvara asmışlar:
“Benim şefaatim, ümmetimden büyük günahları olanlar için.”
Buyurmuşsun
İçimde her şey üşür
Rüzgar üşür...
Yağmur üşür...
Dua üşür...
Melekler üşür...
Isıtırsan bir sen ısıtırsın...
Medine’ye akan nur gibi ak kalbime...
Ey ban u cihan...
Yorgunum...
Güçsüzüm...
Çaresizim...
Sen çaresizlerin yardımcısısın...

Yüreğimi koşturdum
Sana doğru
Çatlarcasına koşturdum
Kimseye hakkım yok
Huzurunda sana ait varlıkları dava etmem
Ben bir davalıyım
Tükendim ya Resulallah
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et ya Resulallah!
Hicretimi kabul et…

Sİte

7/4/2008 ·

Sitemiz tasarım aşamasındadır . . .

Sultanım

6/4/2008 ·

Sultanım, Efendim;

"Biz Seni görmeden sevdik, kokunu aldık Güllerden.."

"Yüz'lerce sâlat,Güllerce Selâm Sana Ya Rasulallah!"

« Önceki :: Sonraki »

Yolunun Yolcusuyuz Ya Resulullah